itctur

ile

Eğlence, Huzur, Sağlık, Konfor ve Çok Daha Fazlası...

Yazın En Güzel Enerjisini Yakalayacaksınız!

Doğa, Deniz, Eğlence ve Çok Daha Fazlası...

Senin Dünyan, Senin Tatilin!

İkonik Gap Turu|4 Gece Konaklamalı Uçaklı Ramazan Bayramı Özel

İkonik Gap Turu|4 Gece Konaklamalı Uçaklı Ramazan Bayramı Özel
İkonik Gap Turu|4 Gece Konaklamalı Uçaklı Ramazan Bayramı Özel
İkonik Gap Turu|4 Gece Konaklamalı Uçaklı Ramazan Bayramı Özel
İkonik Gap Turu|4 Gece Konaklamalı Uçaklı Ramazan Bayramı Özel

Tur Genel Bilgileri

İkonik Gap Turu|4 Gece Konaklamalı Uçaklı Ramazan Bayramı Özel

İstanbul

Mezopotamya’nın en özel tarihi şehirlerini ve eşsiz kültürünü keşfederken Tarih, lezzet ve kültürüyle unutmayacak bir seyahat
deneyimi sizleri bekliyor.

Yetişkin 2
Çocuk 0

1. Gün Adana – Taşköprü – Sabancı Merkez Camii – Gaziantep – Tarihi Çarşılar – Zeugma Mozaik Müzesi

Kalkış Yerleri:Sabiha Gökçen Havalimanı
Gezilecek Yerler: Adana - Gaziantep - Şanlıurfa - Diyarbakır - Batman - Mardin


ADANA’DAN ANTEP’E UZANAN LEZZET VE TARİH YOLU
Turumuzun ilk gününde Güneydoğu Anadolu’nun binlerce yıllık hikâyesine uzanan yolculuğumuza, sabahın erken saatlerinde
İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nda buluşarak başlıyoruz. Uçuş saatimizden minimum iki saat önce havalimanında
kimliklerimiz ile birlikte hazır olmamız gerekmektedir. AJet Havayolları’nın VF3142 tarifeli seferiyle 05:25'te hareket edecek olan
uçuşu ile Çukurova Havalimanı’na doğru havalanırken, önümüzde uzanan coğrafyanın yalnızca bir gezi değil; medeniyetlerin
izini süreceğimiz bir zaman yolculuğu olduğunu hissediyoruz. Yaklaşık 1,5 saatlik uçuşun ardından Çukurova’nın bereketli
topraklarına iniş yapıyor, bizleri bekleyen rehberimizle buluşarak aracımıza geçiyoruz. Yol yorgunluğunu atmak ve güne keyifli
bir başlangıç yapmak için Adana’da ekstra kahvaltımızı alıyoruz. Kahvaltı sonrası, Seyhan Nehri üzerinde yüzyıllardır dimdik
ayakta duran Tarihi Taşköprü’yü panoramik olarak görüyoruz. Roma döneminde temelleri atılan bu köprü, yalnızca iki yakayı
değil; antik çağdan günümüze uzanan zamanları da birbirine bağlar. Ardından Adana’nın siluetini taç gibi süsleyen Sabancı
Merkez Camii’ne ulaşıyoruz. Altı minaresiyle gökyüzüne yükselen, görkemiyle insanı içine çeken bu yapı, modern mimari ile
geleneksel İslam sanatının zarif bir sentezidir. Rehberimizin anlatımıyla caminin mimarisinde gizlenen sembolleri, kubbelerin ve
minarelerin taşıdığı anlamları dinlerken, mekânın sadece bir ibadet alanı değil, aynı zamanda manevi bir anlatı sunduğunu
hissediyoruz. Bu etkileyici ziyaretin ardından Adana’ya veda ediyor ve Güneydoğu’nun kalbi sayılan Gaziantep’e doğru yola
çıkıyoruz. Yol boyunca değişen coğrafya, taşın rengi ve toprağın dokusu bizi yavaş yavaş Mezopotamya kültürüne hazırlar.
Gaziantep’e vardığımızda, şehre hâkim bir noktada yükselen Gaziantep Kalesi’ni panoramik olarak görüyoruz. Yüzyıllar
boyunca Roma’dan Bizans’a, Selçuklu’dan Osmanlı’ya kadar pek çok medeniyetin izini taşıyan kale, Antep’in direnişçi
ruhunun da simgesidir. Kalenin eteklerinden aşağıya doğru inerken, adeta bir açık hava müzesini andıran tarihi çarşılar
bölgesine giriyoruz. Daracık sokaklarda yankılanan bakır çekiç sesleri eşliğinde Bakırcılar Çarşısı, Zincirli Bedesten,
Gümrük Hanı, Uzun Çarşı ve çevresindeki hanlar arasında dolaşıyoruz. Her dükkân, her taş duvar; geçmişten günümüze
uzanan bir esnaf geleneğini fısıldar. Gaziantep’in en eski ticaret alanlarından biri olan Almacı Pazarı’nda baharat kokuları
arasında kısa bir gezinti yapıyoruz. Burada Antep mutfağının temel taşlarını oluşturan ürünleri yakından tanıma fırsatı
buluyoruz. Yolumuz bizi 17. yüzyıldan bu yana kahve kokusunun eksik olmadığı Tahmis Kahvesi’ne çıkarıyor. Tarihi taş
duvarlar arasında, menengiç kahvesi eşliğinde verilen molada, Antep’in yavaş ve derin akan yaşam ritmini hissediyoruz.
Serbest zamanımızda baklava, fıstık ve yöresel ürün alışverişlerimizi tamamladıktan sonra, kentin yakın tarihine ışık tutan
Şahinbey Milli Mücadele Müzesi’ni ziyaret ediyoruz. Yer altına kurulu bu müzede, Antep halkının işgale karşı verdiği
destansı direnişi adım adım izliyor, “Gazi” unvanının nasıl kazanıldığını derinden hissediyoruz. Günün son durağı, dünyanın en
önemli mozaik koleksiyonlarından birine ev sahipliği yapan Zeugma Mozaik Müzesi oluyor. Fırat Nehri kıyısında kurulan antik
Zeugma kentinden günümüze ulaşan mozaikler arasında dolaşırken, Roma villalarının zeminlerini süsleyen sahneler bizleri iki
bin yıl öncesine götürüyor. Özellikle bakışlarıyla insanı adeta takip eden Çingene Kızı Mozaiği, müzenin en etkileyici
eserlerinden biri olarak hafızalara kazınıyor. Bu büyüleyici gezinin ardından otelimize geçiyor, akşam yemeği ve konaklama için
dinlenmeye çekiliyoruz.


Yeme İçme Bilgileri:
Kahvaltı: Adana’da uygun bir restoranda alınacaktır. (Ekstra/isteğe Bağlı)
Öğle yemeği: Gaziantep’te serbest zamanda alınacaktır. (Ekstra/isteğe Bağlı)
Akşam yemeği: Otelimizde açık büfe veya set menü olarak sunulacaktır. (Tur Ücretine Dahildir)
Konaklama: Gaziantep Otelleri- Büyük Veliç Otel, Ugurlu Otel, Park Dedeman Otel, Shimall Otel ve benzeri oteller.

2. Gün Halfeti – Tekne Turu – Rumkale – Adıyaman – Kahta - Nemrut Dağı – Diyarbakır

FIRAT’IN SULARINDA KAYBOLAN HAYATLARDAN TANRILARIN ZİRVESİNE
Turumuzun ikinci gününde sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından, Fırat Nehri’nin kıyısında sessizliğe gömülmüş bir
masal kasabası olan Halfeti’ye doğru yola çıkıyoruz. Yol boyunca Mezopotamya’nın verimli toprakları ve kadim yerleşimleri
bizlere eşlik ediyor. Halfeti’ye ulaştığımızda, zamanın burada yavaşladığını hissediyoruz. Birecik Barajı’nın yapımıyla birlikte
eski yerleşimin büyük bir kısmı sular altında kalmış; geriye yarım kalan minareler, terk edilmiş evler ve hüzünlü hikâyeler
kalmıştır. Dileyen misafirlerimizle birlikte ekstra olarak düzenlenen Halfeti Tekne Turu’na katılıyoruz. Fırat Nehri üzerinde
süzülürken, Rumkale’nin sarp kayalıklar üzerindeki görkemli silueti bizleri karşılıyor. Rivayetlere konu olmuş bu kale, tarih
boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Yol boyunca Batık Minare ve sular altında kalan köyleri görürken,
insan eliyle değişen doğanın bıraktığı izlere tanıklık ediyoruz. Tekne turu sonrası Halfeti’de kısa bir mola veriyor ve ardından
Adıyaman’ın Kahta ilçesine doğru yol alıyoruz. Burada bizi bekleyen minibüslerle ekstra olan Nemrut Dağı turu için,
Kommagene Krallığı’nın kutsal topraklarına doğru tırmanışa geçiyoruz. İlk durağımız Karakuş Tümülüsü oluyor. Kraliyet
kadınlarına ait mezarların bulunduğu bu anıt mezar, Kommagene Krallığı’nın ihtişamını ve ölüm anlayışını gözler önüne seriyor.
Ardından Roma mühendisliğinin zarif bir örneği olan Cendere Köprüsü’ne ulaşıyoruz. Yaklaşık 1800 yıldır ayakta duran bu
köprü, zamanın gücüne meydan okurcasına hâlâ dimdik durmaktadır. Günün doruk noktası ise hiç şüphesiz Nemrut Dağı.
Doğu Toroslar’ın zirvesine doğru yükselirken, manzara giderek daha etkileyici bir hal alır. 2150 metre yükseklikte, Kral I.
Antiochos’un tanrılarla kendisini yan yana konumlandırdığı dev heykellerle karşılaşıyoruz. Doğu ve Batı teraslarında yer alan
bu heykeller, Yunan ve Pers inançlarının eşsiz bir sentezidir. Rehberimizin anlatımları eşliğinde, Nemrut’un yalnızca bir anıt
mezar değil; bir inanç manifestosu olduğunu anlıyor, güneşin batışıyla birlikte Mezopotamya’ya yayılan kızıl manzarayı izliyoruz.
Bu unutulmaz anların ardından tur aracımıza geri dönerek Adıyaman ya da Diyarbakır’da bulunan otelimize doğru yola çıkıyor,
akşam saatlerinde otelimize yerleşiyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.
Yeme İçme Bilgileri:
Kahvaltı: Otelde açık büfe ya da set menü kahvaltı (Tur Ücretine Dahildir)
Öğle yemeği: Tur güzergâhına uygun restoranda alınacaktır (Ekstra/isteğe Bağlı)
Akşam yemeği: Otelde açık büfe veya set menü olarak servis edilecektir (Tur Ücretine Dahildir)
Konaklama: Adıyaman ya da Diyarbakır Oteller– Taşsaray Bardakçı Otel, Adıyaman Samos Otel, Sv Business Otel, Plaza Otel
vb. oteller.

3. Gün Diyarbakır – Batman - Hasankeyf – Midyat – Dara – Mardin

TAŞIN HAFIZASI, SUYUN HÜZNÜ, DİLLERİN VE DİNLERİN BULUŞTUĞU TOPRAKLAR
Turumuzun üçüncü gününde sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından, Mezopotamya’nın en kadim kentlerinden biri
olan Diyarbakır’ı keşfetmeye başlıyoruz. Kara bazalt taşından inşa edilmiş surlarıyla adeta zamana meydan okuyan bu şehir,
binlerce yıldır aynı toprakta nefes alıp veren medeniyetlerin ortak hafızasıdır. İlk durağımız, Anadolu’nun en eski camilerinden
biri olan Diyarbakır Ulu Camii oluyor. İslam dünyasında “beşinci Harem-i Şerif” olarak anılan bu yapı, farklı dönemlerin
mimari izlerini tek bir avluda birleştirir. Avlusunda dolaşırken, taşların arasında yankılanan dualar ve tarihsel sessizlik insanı
derinden etkiler. Ardından Diyarbakır’ın sosyal yaşamının kalbi olan Hasan Paşa Hanı’na geçiyoruz. Bir zamanlar kervanların konakladığı bu han, bugün kahveleri ve taş mimarisiyle ziyaretçilerini ağırlıyor. Sonrasında Diyarbakır’ın yetiştirdiği önemli
şairlerden Cahit Sıtkı Tarancı’nın doğup büyüdüğü evi ziyaret ediyor, dizelerle örülmüş bir hayatın izini sürüyoruz. Gezimize
Dört Ayaklı Minare, Keçi Burcu ve Mardin Kapı ile devam ediyor; Diyarbakır Surlarının binlerce yıllık savunma
hikâyesini rehberimizden dinliyoruz. Bu kadim şehirden ayrıldıktan sonra Batman üzerinden ilerleyerek, tarihin en hüzünlü
duraklarından biri olan Hasankeyf’e ulaşıyoruz. On iki bin yıllık geçmişiyle sayısız medeniyete ev sahipliği yapmış bu antik
yerleşim, Ilısu Barajı’nın suları altında kalmış olsa da hâlâ derin bir sessizlikle geçmişini anlatmaya devam eder. Hasankeyf
Kalesi’ni, El Rızık Camii’nin göğe uzanan yalnız minaresini ve kaya oyma mağaraları görerek bu kadim şehrin hüznüne
tanıklık ediyoruz. Serbest zaman sırasında dileyen misafirlerimiz baraj gölü üzerinde ekstra tekne turuna katılarak eski
Hasankeyf’i su üzerinden izleyebilir. Hasankeyf’ten ayrılarak, Süryani kültürünün merkezi kabul edilen Midyat’a doğru yol
alıyoruz. Taş işçiliğinin zarafetiyle süslenmiş Midyat sokaklarında yürürken, dizilere ve filmlere ev sahipliği yapan Midyat
Konukevi’ni ziyaret ediyoruz. Ardından, yüzyıllardır Süryani ustaların elinde şekillenen telkâri sanatının inceliklerini görmek
üzere bir atölyeye uğruyoruz. Serbest zamanın ardından, dileyen misafirlerimizle birlikte ekstra olarak Dara Antik Kenti’ni
ziyaret ediyoruz. ( Dara Antik Kenti Ziyaretimiz Ekstra Olarak Düzenlenmektedir Tam Katılım Olduğu Takdirde
Gerçekleşecektir ) Yukarı Mezopotamya’nın en önemli yerleşimlerinden biri olan Dara’da, kaya içine oyulmuş yapılar, su
sarnıçları ve nekropol alanları bizleri karşılıyor. Burada, Bizans döneminin sınır kenti olmanın ne demek olduğunu adım adım
hissediyoruz. Günün sonunda, Mezopotamya Ovası’na bakan teraslarıyla büyüleyici bir atmosfere sahip Mardin’e ulaşıyor;
akşam yemeği ve konaklama için otelimize yerleşiyoruz.
NOT: Dileyen misafirlerimiz ile gecesi gerdanlık gündüzü seyranlık olarak adlandırılan olan Mardin Gece Turuna katılarak
Eski Mardin Sokaklarını gece ışıklandırması eşliğinde gezebilir veya Mardin Reyhani Gecesine katılabilir. (Ekstra)


Yeme İçme Bilgileri
Kahvaltı: Otelde açık büfe ya da set menü kahvaltı (Tur Ücretine Dahildir)
Öğle yemeği: Tur güzergâhına uygun restoranda alınacaktır (Ekstra/isteğe Bağlı)
Akşam yemeği: Otelde açık büfe veya set menü olarak servis edilecektir (Tur Ücretine Dahildir)
Konaklama: Mardin Otelleri- Mardin: Raymar Otel, Yay Grand Otel, Park Dedeman Otel, Artuklu Kervansaray Otel, Mardiva
Otel ve benzeri oteller

4. Gün Deyrulzafaran – Kasımiye Medresesi – Eski Mardin – Göbeklitepe – Şanlıurfa – Sıra Gecesi

MEDRESELER, MANASTIRLAR VE İNSANLIK TARİHİNİN BAŞLANGICI
Turumuzun dördüncü gününde sabah kahvaltısının ardından Mardin’den ayrılarak, Süryani Ortodoks dünyasının en önemli
merkezlerinden biri olan Deyrulzafaran Manastırı’na doğru yola çıkıyoruz. Altın sarısı taşlarıyla ovaya hâkim bir konumda
yükselen manastır, yüzyıllar boyunca Süryani Patriklerine ev sahipliği yapmıştır. Mor Hananyo Kilisesi, Azizler Evi ve
Güneş Tapınağı’nı gezerken, Hristiyanlık öncesi ve sonrası inanç katmanlarının aynı mekânda nasıl iç içe geçtiğini görüyoruz.
Ardından, Mardin’e dönerek Artuklu ve Akkoyunlu dönemlerinin en önemli eğitim yapılarından biri olan Kasımiye
Medresesi’ni ziyaret ediyoruz. Avlusundaki havuz ve su kanalları, yaşamın doğumdan ölüme uzanan yolculuğunu sembolize
eder. Mezopotamya Ovası’na karşı verilen molada, manzaranın dinginliğiyle adeta zaman durur. Sonrasında Eski Mardin
sokaklarında yürüyüşe çıkıyoruz. Abbaraların altından geçiyor, camiler, kiliseler, hanlar ve tarihi konaklar arasında dolaşıyoruz.
Mardin Ulu Camii, Şehidiye Camii, eski PTT binası olarak bilinen Şahtana Konağı ve Cumhuriyet Meydanı
gezilerimizle bu taş şehrin ruhunu yakından tanıyoruz. Mardin’e veda ederek, Peygamberler diyarı Şanlıurfa’ya doğru yola
çıkıyoruz. Günün en çarpıcı durağı ise, insanlık tarihini baştan yazdıran Göbeklitepe oluyor. Yaklaşık 12 bin yıl öncesine
tarihlenen bu kutsal alan, tarımdan önce inancın var olduğunu kanıtlayan en önemli arkeolojik keşiflerden biridir. T biçimli
dikilitaşlar arasında dolaşırken, insanlığın ilk ibadet mekânında bulunmanın heyecanını yaşıyoruz. Akşam saatlerinde
Şanlıurfa’daki otelimize yerleşiyoruz. Dileyen misafirlerimiz ekstra olarak düzenlenen Sıra Gecesine katılarak bölge kültürünü
müzik ve yemek eşliğinde deneyimleyebilir.

NOT: Şanlıurfa otel konaklamamız oda kahvaltıdır. Akşam yemeği için dileyen misafirlerimiz yemekli sıra gecesi programına
dahil olabilirler. (Ekstra)


Yeme İçme Bilgileri:
Kahvaltı: Otelde açık büfe ya da set menü kahvaltı (Tur Ücretine Dahildir)
Öğle yemeği: Tur güzergâhına uygun bir restoranda alınacaktır (Ekstra/isteğe Bağlı)
Akşam yemeği: Tur ücretine dahil değildir; isteyen misafirler ekstra olarak yöresel Urfa Sıra Gecesi programına katılabilir.
Konaklama: Şanlıurfa Otelleri- Orta Doğu Otel, Gülizar Otel, Grand Urfa Otel, Vera Otel, Anemon Otel ve benzeri oteller.

5. Gün Şanlıurfa - Balıklıgöl – Harran – Hz. Eyüp Sabır Makamı – Gaziantep – İstanbul

PEYGAMBERLERİN İZİNDE, TARİHİN BAŞLADIĞI TOPRAKLARDAN VEDA
Turumuzun son gününde sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından, insanlık tarihinin en eski inanç merkezlerinden biri
olan Şanlıurfa şehir merkezine doğru hareket ediyoruz. Bu topraklar, yalnızca taşın ve toprağın değil; inancın, sabrın ve
teslimiyetin de yurdu olmuştur. İlk durağımız, Şanlıurfa denildiğinde akla gelen en önemli kutsal alanlardan biri olan Balıklıgöl
oluyor. Rivayete göre Hz. İbrahim’in Nemrut tarafından ateşe atıldığı yer, Allah’ın emriyle ateşin suya, odunların ise balığa
dönüşmesiyle bugünkü kutsal görünümünü almıştır. Halil-ür Rahman Gölü ve Aynzeliha Gölü çevresinde yürürken, kutsal
balıkların suyun içinde ağır ağır süzülüşü, ziyaretçilere derin bir huzur ve dinginlik hissi verir. Rehberimizin anlatımları eşliğinde
bu alanın, yüzyıllardır neden bir ziyaret ve dua merkezi olduğunu daha iyi anlıyoruz. Fotoğraf molamızın ardından kısa bir
serbest zaman veriyoruz. Serbest zaman diliminde Şanlıurfa’ya özgü el yapımı baharat ve salça alışverişimizi yapıyoruz.
Balıklıgöl ziyaretimizin ardından, Mezopotamya’nın en eski yerleşimlerinden biri olan ve “yolların kesiştiği yer” anlamına gelen
Harran’a doğru yola çıkıyoruz. Tarihi yaklaşık beş bin yıl öncesine uzanan Harran, yalnızca bir yerleşim yeri değil; aynı
zamanda bilimin, eğitimin ve inancın merkezlerinden biri olmuştur. Burada, İslam dünyasının ilk üniversitelerinden biri kabul
edilen Harran Üniversitesi (Ulu Camii) kalıntılarını, Harran Höyüğü’nü ve kaleyi görüyoruz. Harran denildiğinde akla
gelen ve dünyada yalnızca birkaç bölgede rastlanan konik kubbeli evleri yakından tanıyor, bu evlerden birine misafir oluyoruz.
Dileyen misafirlerimiz, yöresel kıyafetler giyerek bu eşsiz mimari dokunun içinde hatıra fotoğrafları çektirebilir. Harran gezimizin
ardından, sabrı ve teslimiyetiyle anılan peygamberlerden biri olan Hz. Eyüp Peygamber Sabır Makamı’na hareket ediyoruz.
Rivayete göre Hz. Eyüp’ün yıllarca süren hastalığı boyunca sabırla çile çektiği mağara, bugün ziyaretçilere derin bir manevi
atmosfer sunar. Burada, Hz. Eyüp’ün şifa bulduğuna inanılan su kuyusunu, sabır taşını ve mağarayı ziyaret ediyor; rehberimizin
anlatımlarıyla bu kıssanın insanlık tarihindeki yerini dinliyoruz. Bu anlamlı ziyaretle birlikte, Peygamberler diyarı Şanlıurfa’ya
veda ediyoruz. Gaziantep’e doğru yola çıkarak, uçuş saatimize bağlı olarak kısa bir alışveriş ve serbest zaman molası
veriyoruz. Ardından Gaziantep Havalimanı’na geçiyor, bagaj ve bilet işlemlerimizi tamamladıktan sonra AJet Havayolları’nın
22:45’de hareket edecek olan tarifeli uçuşu ile İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’na dönüyoruz. Binlerce yıllık medeniyetlere,
inançlara ve kültürlere tanıklık ettiğimiz bu unutulmaz Güneydoğu Anadolu yolculuğunu, bir başka seyahatte yeniden
buluşmak dileğiyle tamamlıyoruz.


Yeme – İçme Bilgileri:
Kahvaltı: Otelde açık büfe ya da set menü kahvaltı (Tur Ücretine Dahildir)
Öğle yemeği: Tur güzergâhında uygun bir restoranda alınacaktır (Ekstra/isteğe Bağlı)
Akşam yemeği:Gaziantep’te serbest zaman diliminde alınacaktır (Ekstra/isteğe Bağlı)

TUR PROGRAMINI E-POSTA GÖNDER TUR PROGRAMINI İNDİR

Dahil Hizmetler

  • Gidiş Dönüş Ekonomi Sınıfı Uçak Bileti
  • Otellerde 4 Gece Konaklama
  • Otellerde 4 Açık Büfe veya Set Menü Kahvaltı
  • Otellerde 3 Açık Büfe veya Set Menü Akşam Yemeği
  • Konforlu Turizm Araçları İle Ulaşım Hizmetleri
  • Profesyonel Rehberlik Hizmetleri
  • Çevre Gezileri
  • Araç İçi Su İkramı
  • 1618 Sayılı Turizm Kanunu Kapsamında Zorunlu Seyahat Sigortası

Hariç Hizmetler

  • Tur Programında Belirtilen İlk Gün Kahvaltı
  • Tur Programında Belirtilen Son Gün Akşam Yemeği
  • İsteğe Bağlı (Ekstra) Olarak Düzenlenen Tüm Etkinlikler
  • Öğle Yemekleri
  • Şanlıurfa Konaklama Günü Akşam Yemeği
  • Tüm Kişisel Harcamalar
  • Sıra Gecesi, Nemrut Dağı Minibüs Ücreti ve Halfeti Tekne Turu, Dara Antik Kent Ziyareti
  • Müze Kart (Türkiye’deki Müzelere Girişlerde Gereklidir)
  • Ören Yerleri Ve Gişeden Alınan Bilet Ücretle

Önemli Bilgiler

Uçuş Tarihleri ve Saatleri
18 Mart 2026 Çarşamba VF3142 SAW/COV 05:55-07:25
22 Mart 2026 Pazar VF3231 GZT/SAW 23:40-01:25
Kalkış Yerleri
İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı (05:55)

5

9,232

4

8,125

3

6,263

2

3,463

1

1,456
Joanne Scott 4.5
Dec 21st 13.00 Brezil

Ut enim ad minim veniam, quis Neque porro quisquam est, qui dolorem ipsum quia dolor sit amet, consectetur, adipisci velit, sed quia non numquam eius modi tempora incidunt ut labore et nostrud exercitation ullamco laboris commodo consequat.

Helpful Comment Report
Rose Slater
Dec 22st 6.00 Brezil

Ut enim ad minim veniam, quis nostrud exercitation ullamco laboris commodo Ut enim ad minima veniam, quis nostrum exercitationem ullam corporis suscipit laboriosam, nisi ut aliquid ex ea commodi consequatur consequat.

Comment
Edward 4
Dec 21st 16.35 UK

Ut enim ad minim veniam, quis Neque porro quisquam est, qui dolorem ipsum quia dolor sit amet, consectetur, adipisci velit, sed quia non numquam eius modi tempora incidunt ut labore et nostrud exercitation ullamco laboris commodo consequat.

Helpful Comment Report

Benzer Ürünler

Rezervasyon Yap

Copyright © 2021 | Tourcosoft Acente Yazılımları