메소포타미아의 가장 특별한 역사 도시들과 독특한 문화를 탐험하며 역사, 미식, 문화와 함께 잊지 못할 여행 경험이 여러분을 기다립니다.
아다나 - 가지안테프 - 아디야만 - 디야르바키르 - 마르딘 - 샨르우르파 4 왕복 | 버스
지정된 출발 지점에서 귀한 손님들을 모신 후, 가이드가 차량 내에서 투어 일정과 여행 경로에 대해 안내해 드리는 동안 밤길 여행을 시작합니다.
차량 출발 지점 및 시간:
• 19:00 이치르리 오뮈르 플라자 맞은편 – 네바다 카페 앞
• 19:30 메치디예쾨위 – 마도 앞
• 20:00 카디쾨이 혼인 등록국 앞
• 20:10 코즈야타기 힐튼 호텔 앞
• 20:30 카탈 다리 – 앙카라 방향
• 20:45 게브제 센터 앞
• 21:15 이즈미트 시외버스 터미널 입구 – 버스 정류장
• 21:45 사카리아 시외버스 터미널
• 01:00 앙카라 아르마다 쇼핑몰 맞은편 (다음 날)
Gece boyunca gerçekleştirdiğimiz yolculuğumuzun ardından sabah saatlerinde, gastronomisi kadar binlerce yıllık tarihi ve kültürel mirasıyla da Güneydoğu Anadolu’nun en önemli şehirlerinden biri olan Gaziantep’e ulaşıyoruz.
Yol yorgunluğunu atmak ve güne keyifli bir başlangıç yapmak için Gaziantep'te ekstra kahvaltımızı alıyoruz. Kahvaltı sonrası,Güneydoğu’nun kalbi sayılan Gaziantep’e doğru yola çıkıyoruz. Yol boyunca değişen coğrafya, taşın rengi ve toprağın dokusu bizi yavaş yavaş Mezopotamya kültürüne hazırlar. Gaziantep’e vardığımızda, şehre hâkim bir noktada yükselen Gaziantep Kalesi’ni panoramik olarak görüyoruz. Yüzyıllar boyunca Roma’dan Bizans’a, Selçuklu’dan Osmanlı’ya kadar pek çok medeniyetin izini taşıyan kale, Antep’in direnişçi ruhunun da simgesidir. Kalenin eteklerinden aşağıya doğru inerken, adeta bir açık hava müzesini andıran tarihi çarşılar bölgesine giriyoruz. Daracık sokaklarda yankılanan bakır çekiç sesleri eşliğinde Bakırcılar Çarşısı, Zincirli Bedesten, Gümrük Hanı, Uzun Çarşı ve çevresindeki hanlar arasında dolaşıyoruz. Her dükkân, her taş duvar; geçmişten günümüze uzanan bir esnaf geleneğini fısıldar. Gaziantep’in en eski ticaret alanlarından biri olan Almacı Pazarı’nda baharat kokuları arasında kısa bir gezinti yapıyoruz. Burada Antep mutfağının temel taşlarını oluşturan ürünleri yakından tanıma fırsatı buluyoruz. Yolumuz bizi 17. yüzyıldan bu yana kahve kokusunun eksik olmadığı Tahmis Kahvesi’ne çıkarıyor. Tarihi taş duvarlar arasında, menengiç kahvesi eşliğinde verilen molada, Antep’in yavaş ve derin akan yaşam ritmini hissediyoruz. Serbest zamanımızda baklava, fıstık ve yöresel ürün alışverişlerimizi tamamladıktan sonra, kentin yakın tarihine ışık tutan Şahinbey Milli Mücadele Müzesi’ni ziyaret ediyoruz. Yer altına kurulu bu müzede, Antep halkının işgale karşı verdiği destansı direnişi adım adım izliyor, “Gazi” unvanının nasıl kazanıldığını derinden hissediyoruz. Günün son durağı, dünyanın en önemli mozaik koleksiyonlarından birine ev sahipliği yapan Zeugma Mozaik Müzesi oluyor. Fırat Nehri kıyısında kurulan antik Zeugma kentinden günümüze ulaşan mozaikler arasında dolaşırken, Roma villalarının zeminlerini süsleyen sahneler bizleri iki bin yıl öncesine götürüyor. Özellikle bakışlarıyla insanı adeta takip eden Çingene Kızı Mozaiği, müzenin en etkileyici eserlerinden biri olarak hafızalara kazınıyor. Bu büyüleyici gezinin ardından otelimize geçiyor, akşam yemeği ve konaklama için dinlenmeye çekiliyoruz.
Yeme İçme Bilgileri:
Kahvaltı: Gaziantep'te uygun bir restoranda alınacaktır. (Ekstra/isteğe Bağlı)
Öğle yemeği: Gaziantep’te serbest zamanda alınacaktır. (Ekstra/isteğe Bağlı)
Akşam yemeği: Otelimizde açık büfe veya set menü olarak sunulacaktır. (Tur Ücretine Dahildir)
Konaklama: Gaziantep Otelleri: Büyük Veliç Otel, Ugurlu Otel, Park Dedeman Otel, Shimall Otel ve benzeri oteller.
FIRAT’IN SULARINDA KAYBOLAN HAYATLARDAN TANRILARIN ZİRVESİNE
Turumuzun üçüncü gününde sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından, Fırat Nehri’nin kıyısında sessizliğe gömülmüş bir masal kasabası olan Halfeti’ye doğru yola çıkıyoruz. Yol boyunca Mezopotamya’nın verimli toprakları ve kadim yerleşimleri bizlere eşlik ediyor. Halfeti’ye ulaştığımızda, zamanın burada yavaşladığını hissediyoruz. Birecik Barajı’nın yapımıyla birlikte eski yerleşimin büyük bir kısmı sular altında kalmış; geriye yarım kalan minareler, terk edilmiş evler ve hüzünlü hikâyeler kalmıştır. Dileyen misafirlerimizle birlikte ekstra olarak düzenlenen Halfeti Tekne Turu’na katılıyoruz. Fırat Nehri üzerinde süzülürken, Rumkale’nin sarp kayalıklar üzerindeki görkemli silueti bizleri karşılıyor. Rivayetlere konu olmuş bu kale, tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Yol boyunca Batık Minare ve sular altında kalan köyleri görürken, insan eliyle değişen doğanın bıraktığı izlere tanıklık ediyoruz. Tekne turu sonrası Halfeti’de kısa bir mola veriyor ve ardından Adıyaman’ın Kahta ilçesine doğru yol alıyoruz. Burada bizi bekleyen minibüslerle ekstra olan Nemrut Dağı turu için, Kommagene Krallığı’nın kutsal topraklarına doğru tırmanışa geçiyoruz. İlk durağımız Karakuş Tümülüsü oluyor. Kraliyet kadınlarına ait mezarların bulunduğu bu anıt mezar, Kommagene Krallığı’nın ihtişamını ve ölüm anlayışını gözler önüne seriyor. Ardından Roma mühendisliğinin zarif bir örneği olan Cendere Köprüsü’ne ulaşıyoruz. Yaklaşık 1800 yıldır ayakta duran bu köprü, zamanın gücüne meydan okurcasına hâlâ dimdik durmaktadır. Günün doruk noktası ise hiç şüphesiz Nemrut Dağı. Doğu Toroslar’ın zirvesine doğru yükselirken, manzara giderek daha etkileyici bir hal alır. 2150 metre yükseklikte, Kral I. Antiochos’un tanrılarla kendisini yan yana konumlandırdığı dev heykellerle karşılaşıyoruz. Doğu ve Batı teraslarında yer alan bu heykeller, Yunan ve Pers inançlarının eşsiz bir sentezidir. Rehberimizin anlatımları eşliğinde, Nemrut’un yalnızca bir anıt mezar değil; bir inanç manifestosu olduğunu anlıyor, güneşin batışıyla birlikte Mezopotamya’ya yayılan kızıl manzarayı izliyoruz. Bu unutulmaz anların ardından tur aracımıza geri dönerek Adıyaman ya da Diyarbakır’da bulunan otelimize doğru yola çıkıyor, akşam saatlerinde otelimize yerleşiyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.
Yeme İçme Bilgileri:
Kahvaltı: Otelde açık büfe ya da set menü kahvaltı (Tur Ücretine Dahildir)
Öğle yemeği: Tur güzergâhına uygun restoranda alınacaktır (Ekstra/isteğe Bağlı)
Akşam yemeği: Otelde açık büfe veya set menü olarak servis edilecektir (Tur Ücretine Dahildir)
Konaklama: Adıyaman ya da Diyarbakır Oteller– Taşsaray Bardakçı Otel, Adıyaman Samos Otel, Sv Business Otel, Plaza Otel vb. oteller.
TAŞIN HAFIZASI, SUYUN HÜZNÜ, DİLLERİN VE DİNLERİN BULUŞTUĞU TOPRAKLAR
Turumuzun dördüncü gününde sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından, Mezopotamya’nın en kadim kentlerinden biri olan Diyarbakır’ı keşfetmeye başlıyoruz. Kara bazalt taşından inşa edilmiş surlarıyla adeta zamana meydan okuyan bu şehir, binlerce yıldır aynı toprakta nefes alıp veren medeniyetlerin ortak hafızasıdır. İlk durağımız, Anadolu’nun en eski camilerinden biri olan Diyarbakır Ulu Camii oluyor. İslam dünyasında “beşinci Harem-i Şerif” olarak anılan bu yapı, farklı dönemlerin mimari izlerini tek bir avluda birleştirir. Avlusunda dolaşırken, taşların arasında yankılanan dualar ve tarihsel sessizlik insanı derinden etkiler. Ardından Diyarbakır’ın sosyal yaşamının kalbi olan Hasan Paşa Hanı’na geçiyoruz. Bir zamanlar kervanların konakladığı bu han, bugün kahveleri ve taş mimarisiyle ziyaretçilerini ağırlıyor. Sonrasında Diyarbakır’ın yetiştirdiği önemli şairlerden Cahit Sıtkı Tarancı’nın doğup büyüdüğü evi ziyaret ediyor, dizelerle örülmüş bir hayatın izini sürüyoruz. Gezimize Dört Ayaklı Minare, Keçi Burcu ve Mardin Kapı ile devam ediyor; Diyarbakır Surlarının binlerce yıllık savunma hikâyesini rehberimizden dinliyoruz. Bu kadim şehirden ayrıldıktan sonra Batman üzerinden ilerleyerek, tarihin en hüzünlü duraklarından biri olan Hasankeyf’e ulaşıyoruz. On iki bin yıllık geçmişiyle sayısız medeniyete ev sahipliği yapmış bu antik yerleşim, Ilısu Barajı’nın suları altında kalmış olsa da hâlâ derin bir sessizlikle geçmişini anlatmaya devam eder. Hasankeyf Kalesi’ni, El Rızık Camii’nin göğe uzanan yalnız minaresini ve kaya oyma mağaraları görerek bu kadim şehrin hüznüne tanıklık ediyoruz. Serbest zaman sırasında dileyen misafirlerimiz baraj gölü üzerinde ekstra tekne turuna katılarak eski Hasankeyf’i su üzerinden izleyebilir. Hasankeyf’ten ayrılarak, Süryani kültürünün merkezi kabul edilen Midyat’a doğru yol alıyoruz. Taş işçiliğinin zarafetiyle süslenmiş Midyat sokaklarında yürürken, dizilere ve filmlere ev sahipliği yapan Midyat Konukevi’ni ziyaret ediyoruz. Ardından, yüzyıllardır Süryani ustaların elinde şekillenen telkâri sanatının inceliklerini görmek üzere bir atölyeye uğruyoruz. Serbest zamanın ardından, dileyen misafirlerimizle birlikte ekstra olarak Dara Antik Kenti’ni ziyaret ediyoruz. ( Dara Antik Kenti Ziyaretimiz Ekstra Olarak Düzenlenmektedir Tam Katılım Olduğu Takdirde Gerçekleşecektir ) Yukarı Mezopotamya’nın en önemli yerleşimlerinden biri olan Dara’da, kaya içine oyulmuş yapılar, su sarnıçları ve nekropol alanları bizleri karşılıyor. Burada, Bizans döneminin sınır kenti olmanın ne demek olduğunu adım adım hissediyoruz. Günün sonunda, Mezopotamya Ovası’na bakan teraslarıyla büyüleyici bir atmosfere sahip Mardin’e ulaşıyor; akşam yemeği ve konaklama için otelimize yerleşiyoruz.
NOT: Dileyen misafirlerimiz ile gecesi gerdanlık gündüzü seyranlık olarak adlandırılan olan Mardin Gece Turuna katılarak Eski Mardin Sokaklarını gece ışıklandırması eşliğinde gezebilir veya Mardin Reyhani Gecesine katılabilir. (Ekstra)
Yeme İçme Bilgileri
Kahvaltı: Otelde açık büfe ya da set menü kahvaltı (Tur Ücretine Dahildir)
Öğle yemeği: Tur güzergâhına uygun restoranda alınacaktır (Ekstra/isteğe Bağlı)
Akşam yemeği: Otelde açık büfe veya set menü olarak servis edilecektir (Tur Ücretine Dahildir)
Konaklama: Mardin Otellerİ: Raymar Otel, Yay Grand Otel, Park Dedeman Otel, Artuklu Kervansaray Otel, Mardiva Otel ve benzeri oteller
MEDRESELER, MANASTIRLAR VE İNSANLIK TARİHİNİN BAŞLANGICI
Turumuzun beşinci gününde sabah kahvaltısının ardından Mardin’den ayrılarak, Süryani Ortodoks dünyasının en önemli merkezlerinden biri olan Deyrulzafaran Manastırı’na doğru yola çıkıyoruz. Altın sarısı taşlarıyla ovaya hâkim bir konumda yükselen manastır, yüzyıllar boyunca Süryani Patriklerine ev sahipliği yapmıştır. Mor Hananyo Kilisesi, Azizler Evi ve Güneş Tapınağı’nı gezerken, Hristiyanlık öncesi ve sonrası inanç katmanlarının aynı mekânda nasıl iç içe geçtiğini görüyoruz. Ardından, Mardin’e dönerek Artuklu ve Akkoyunlu dönemlerinin en önemli eğitim yapılarından biri olan Kasımiye Medresesi’ni ziyaret ediyoruz. Avlusundaki havuz ve su kanalları, yaşamın doğumdan ölüme uzanan yolculuğunu sembolize eder. Mezopotamya Ovası’na karşı verilen molada, manzaranın dinginliğiyle adeta zaman durur. Sonrasında Eski Mardin sokaklarında yürüyüşe çıkıyoruz. Abbaraların altından geçiyor, camiler, kiliseler, hanlar ve tarihi konaklar arasında dolaşıyoruz. Mardin Ulu Camii, Şehidiye Camii, eski PTT Binası olarak bilinen Şahtana Konağı ve Cumhuriyet Meydanı gezilerimizle bu taş şehrin ruhunu yakından tanıyoruz. Mardin’e veda ederek, Peygamberler diyarı Şanlıurfa’ya doğru yola çıkıyoruz. Günün en çarpıcı durağı ise, insanlık tarihini baştan yazdıran Göbeklitepe oluyor. Yaklaşık 12 bin yıl öncesine tarihlenen bu kutsal alan, tarımdan önce inancın var olduğunu kanıtlayan en önemli arkeolojik keşiflerden biridir. T biçimli dikilitaşlar arasında dolaşırken, insanlığın ilk ibadet mekânında bulunmanın heyecanını yaşıyoruz. Akşam saatlerinde Şanlıurfa’daki otelimize yerleşiyoruz. Dileyen misafirlerimiz ekstra olarak düzenlenen Sıra Gecesine katılarak bölge kültürünü müzik ve yemek eşliğinde deneyimleyebilir.
NOT: Şanlıurfa otel konaklamamız oda kahvaltıdır. Akşam yemeği için dileyen misafirlerimiz yemekli sıra gecesi programına dahil olabilirler. (Ekstra)
Yeme İçme Bilgileri:
Kahvaltı: Otelde açık büfe ya da set menü kahvaltı (Tur Ücretine Dahildir)
Öğle yemeği: Tur güzergâhına uygun bir restoranda alınacaktır (Ekstra/isteğe Bağlı)
Akşam yemeği: Tur ücretine dahil değildir; isteyen misafirler ekstra olarak yöresel Urfa Sıra Gecesi programına katılabilir.
Konaklama: Şanlıurfa Otelleri: Orta Doğu Otel, Gülizar Otel, Grand Urfa Otel, Vera Otel, Anemon Otel ve benzeri oteller.
PEYGAMBERLERİN İZİNDE, TARİHİN BAŞLADIĞI TOPRAKLARDAN VEDA
Turumuzun son gününde sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından, insanlık tarihinin en eski inanç merkezlerinden biri olan Şanlıurfa şehir merkezine doğru hareket ediyoruz. Bu topraklar, yalnızca taşın ve toprağın değil; inancın, sabrın ve teslimiyetin de yurdu olmuştur. İlk durağımız, Şanlıurfa denildiğinde akla gelen en önemli kutsal alanlardan biri olan Balıklıgöl oluyor. Rivayete göre Hz. İbrahim’in Nemrut tarafından ateşe atıldığı yer, Allah’ın emriyle ateşin suya, odunların ise balığa dönüşmesiyle bugünkü kutsal görünümünü almıştır. Halil-ür Rahman Gölü ve Aynzeliha Gölü çevresinde yürürken, kutsal balıkların suyun içinde ağır ağır süzülüşü, ziyaretçilere derin bir huzur ve dinginlik hissi verir. Rehberimizin anlatımları eşliğinde bu alanın, yüzyıllardır neden bir ziyaret ve dua merkezi olduğunu daha iyi anlıyoruz. Fotoğraf molamızın ardından kısa bir serbest zaman veriyoruz. Serbest zaman diliminde Şanlıurfa’ya özgü el yapımı baharat ve salça alışverişimizi yapıyoruz. Balıklıgöl ziyaretimizin ardından, Mezopotamya’nın en eski yerleşimlerinden biri olan ve “yolların kesiştiği yer” anlamına gelen Harran’a doğru yola çıkıyoruz. Tarihi yaklaşık beş bin yıl öncesine uzanan Harran, yalnızca bir yerleşim yeri değil; aynı zamanda bilimin, eğitimin ve inancın merkezlerinden biri olmuştur. Burada, İslam dünyasının ilk üniversitelerinden biri kabul edilen Harran Üniversitesi (Ulu Camii) kalıntılarını, Harran Höyüğü’nü ve kaleyi görüyoruz. Harran denildiğinde akla gelen ve dünyada yalnızca birkaç bölgede rastlanan konik kubbeli evleri yakından tanıyor, bu evlerden birine misafir oluyoruz. Dileyen misafirlerimiz, yöresel kıyafetler giyerek bu eşsiz mimari dokunun içinde hatıra fotoğrafları çektirebilir. Harran gezimizin ardından, sabrı ve teslimiyetiyle anılan peygamberlerden biri olan Hz. Eyüp Peygamber Sabır Makamı’na hareket ediyoruz. Rivayete göre Hz. Eyüp’ün yıllarca süren hastalığı boyunca sabırla çile çektiği mağara, bugün ziyaretçilere derin bir manevi atmosfer sunar. Burada, Hz. Eyüp’ün şifa bulduğuna inanılan su kuyusunu, sabır taşını ve mağarayı ziyaret ediyor; rehberimizin anlatımlarıyla bu kıssanın insanlık tarihindeki yerini dinliyoruz. Bu anlamlı ziyaretle birlikte, Peygamberler diyarı Şanlıurfa’ya veda ediyoruz siz değerli misafirlerimizi almış olduğumuz noktalara bırakarak bir başka organizasyonunda görüşmek üzere vedalaşıyoruz.
Yeme İçme ve Konaklama Bilgileri:
• Sabah Kahvaltısı: Tur ücretine dahil olup otelde alınır.
• Öğle Yemeği: Tur ücretine dahil değildir. (isteğe bağlı ekstra restoranda alınır.)
• Akşam Yemeği: Tur ücretine dahil değildir. (dönüş yolunda tesiste alınır.)
• Konaklama: Dönüş günüdür, konaklama bulunmamaktadır.
어린이 할인 및 투어 공지 규정
어린이 할인은 7~12세 연령대에 적용됩니다.
투어 공지는 2026년 1월 19일에 게시된 시점부터 유효합니다. 동일한 투어에 대해 이후 날짜에 게시된 공지는 이전 공지를 무효화합니다.
의무 추가 서비스는 투어 요금에 포함되어 있습니다.
항공편이 포함된 투어에 관한 중요 정보
박물관·유적지·국립공원 입장
모든 박물관, 유적지 및 국립공원 입장료는 고객 부담입니다. 고객은 Müzekart가 유효한 박물관 및 유적지에서 혜택을 받기 위해 투어 전이나 투어 중에 Müzekart 판매 지점에서 카드를 구매할 수 있습니다.
패키지 요금 범위
패키지 투어 요금에는 호텔 숙박, 교통 및 프로그램에 명시된 주변 관광이 포함됩니다.
휴게 장소
휴식은 노선에 위치한 휴게 시설에서 제공됩니다. 혼잡, 보수 공사 또는 이와 유사한 불가항력적 사유로 인해 서비스 품질과 위치가 동등한 경우 휴게 장소가 변경될 수 있습니다.
추가 투어 및 프로그램 진행
투어 프로그램에 포함된 야간 투어 및 추가 관광은 참가자 수와 담당 직원의 일정에 따라 진행됩니다. 이동 중에 진행되는 추가 투어는 모든 고객이 참가하지 않더라도 진행될 수 있습니다. 추가 투어에 참가하지 않으려는 고객은 가이드가 도시 입구 전의 휴게 구역 또는 도심으로 안내합니다. 이 경우 휴게 장소에서 대기하기로 동의한 고객은 투어에 참가한 것으로 간주됩니다.
기상 조건, 도로 상황 또는 이와 유사한 사유로 인해 가이드가 필요하다고 판단하는 경우 프로그램 순서(당일 방문 지점 또는 날짜 간)를 변경할 수 있습니다.
불가항력적 사유(기상 조건, 도로 상황, 방문 지점의 혼잡 등) 또는 고객이 가이드가 안내한 시간 일정을 준수하지 않아 프로그램에 포함되어 있음에도 방문하지 못한 장소에 대해서는 Go-Turkey가 책임을 지지 않습니다.
건강 관련 고지
고객은 투어 중 발생할 수 있는 건강 문제, 임신 여부 또는 정기적으로 복용하는 약에 관한 진단서와 정보를 지참해야 합니다.
숙박 정보
프로그램에 명시된 호텔 이름은 우선 숙박 시설입니다. 객실 가능 여부에 따라 호텔이 변경될 수 있습니다. 요청 시 투어 출발 최소 48시간 전까지 숙박 예정 호텔 정보가 고객에게 공유됩니다. 혼잡 또는 불가항력적 사유로 동일한 수준의 호텔로 변경되는 경우 고객은 Go-Turkey 관계자를 통해 안내받습니다.
중요 안내
이용 차량
투어 차량은 참가자 수에 따라 다음과 같이 계획됩니다:
버스 (28~46명):
Mercedes Travego / Tourismo, Neoplan Cityliner / Tourliner, Mitsubishi Safir
(ABS, ASR, 에어컨, 모니터, 냉장고, 주방 설비, 독서등, 안내 방송 시스템, CD/DVD)
중형 버스 (17~27명):
Isuzu Turkuaz
(ABS, ASR, 에어컨, 모니터, 냉장고, 안내 방송 시스템)
미니버스 (최대 16명):
VW Volt, VW Volt EL, Mercedes Sprinter, Mercedes Sprinter EL
(특수 설계 리클라이닝 좌석, ABS, ASR, 에어컨, 냉장고, 안내 방송 시스템)
권장 사항
위에 명시된 투어 프로그램 및 설명은 Go-Turkey가 독창적으로 작성했습니다. 무단 복사, 복제 및 게시할 수 없습니다. 본 프로그램은 소비자 보호에 관한 법률 제6502호에 따라 작성되었으며, 전체적으로 평가되어야 합니다.
이스탄불
Fiyata Dahil Olanlar
Fiyata Dahil Olmayanlar